Tuba’nın katledilişinin yıldönümü: Sözleşme uygulansın adalet sağlansın

  • 09:26 27 Ağustos 2020
  • Güncel
İSTANBUL - Kardeşi Tuba Anlak’ın katledilişinin yıldönümünde konuşan İlknur Gültekin,  duruşma salonunda  mahkeme başkanı Hakan Türkön’ün tespih sallayarak, çay içmesini ve sık sık 'acıktım' demesine, “Biz adalet istiyoruz, böyle adalete güvenmiyoruz” sözleriyle  tepki göstererek adaletin sağlanması ve İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanması çağrısında bulundu.
 
Bugün Tuba Anlak’ın katledilişinin yıldönümü. Tuba’nın ardından geriye kızı, hukuk mücadelesi sürdüren ablaları ile milyonlarca kadının dayanışması var artık. Tuba’nın ismi yalnızca anıt sayacında değil, hemcinsleri tarafından düzenlenen eylemlerde taşınan dövizlerde de yaşıyor, yaşatılıyor…
 
Tuba Anlak 30 yaşında ve 6 yaşında bir çocuk annesi. Çocuğu ile İstanbul'da yaşayan Tuba, geçimini sağlayabilmek için açtığı kafede kendisini mimar olarak tanıtan Murat Uslu tarafından ısrarlı arkadaşlık isteğine maruz kalır. İşleri iyiye gitmeyince kafesini devreden ve başka bir eve taşınan Tuba’nın yeni adresini öğrenerek evine gelen Murat Uslu 31 Temmuz 2019 tarihinde Tuba’nın çocuğunun gözleri önünde ateşli silahla Tuba’yı yaralar. Hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan Tuba, 28 günlük yaşam mücadelesi ardından hayatını yitirir. Olayın ardından Murat Uslu tutuklanır.
 
Hazırlanan İddianame kapsamında, katliamı gerçekleştirdiği anlaşılan Murat Uslu'nun 'kasten öldürme', 'hakaret' ve 'tehdit' suçları kapsamında müebbet hapsi, olay sırasında yanında bulunan Mustafa Ü. ve Pelin A.'nın 'Kasten Öldürme Suçuna İştirak' suçları kapsamında müebbet hapis ile cezalandırılmaları isteniyor.
 
‘Korkuyorum, annemi öldüren adam burada’
 
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Tuğba’nın katledilmesine ilişkin 2’si tutuklu 3 sanığın yargılandığı duruşma 10 Temmuz Cuma günü görüldü. Duruşmada söz alan Tuba’nın ablası İlknur Gültekin, sanığa “Katil” diye bağırınca duruşma salonundan çıkarıldı. Duruşmada çocuğun psikolojisi düşünülerek yapılan tüm itirazlara rağmen olaya ilişkin sanıkla aynı yerde tanık olarak dinlenen Tuğba’nın 6 yaşındaki çocuğu,  mahkeme başkanının “Korkuyor musun?” sorusuna, “Korkuyorum, annemi öldüren adam burada” şeklinde cevap verdi. Bunun üzerine de mahkeme başkanı çocuğun duruşma salonundan çıkarılmasına ve ifadesinin sonra alınmasına karar verdi.
 
Mahkeme başkanı hakkında suç duyurusu
 
KCK İstanbul ana davası ve KCK Basın davalarına, ayrıca Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder gibi siyasetçilerin yargılandığı davalara ve Ayşe öğretmen olarak tanınan Ayşe Çelik’in mahkemelerine başkanlık yapan ve duruşma esnasında savunmaya yaptığı müdahalelerle sık sık  gündeme gelen İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hakan Türkön’ün, Tuba’yı katleden Murat Uslu’nun yargılandığı duruşmada tespih kullanması, çay içmesi, sıklıkla telefon ile görüşmesi ve ‘karnım acıktı” demesi gibi söylem ve tutumlarda bulunmasına tepki gösteren Tuğba’nın ailesi, 17 Temmuz 2020 tarihinde mahkeme başkanı hakkında adil yargılanma ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle Hakim ve Savcılar Kurulu’na (HSK) suç duyurusunda bulunmuştu.
 
İlknur Gültekin ile kardeşi Tuba’nın katledilişinin yıl dönümü nedeniyle devam eden dava sürecine ilişkin konuştuk.
 
‘Hakim’in tutumu bizleri yaraladı’
 
İlknur, duruşmada sanığa katil dediğini ve mahkeme başkanının kendisini duruşma salonundan çıkardığını dile getirerek şöyle devam etti: “Mahkemede ben sanığa katil dedim diye mahkeme başkanı beni salondan çıkardı. Ben bu adama ne demeliydim, kamera kayıtlarında görüldüğü gibi çocuğunun gözü önünde kardeşimi katletti. Benim buna ne demem lazım? Mahkeme başkanı, elinde tespih sallamalar, duruşmada çay içmeler, karnım acıktı demeler, duruşma esnasında telefon ile görüşmeler ve bizi ciddiye almamalar… Biz adalet istiyoruz, böyle adalete güvenmiyoruz. Tabi ki duyarlı hakim ve savcılarımız da var kadın cinayetlerine karşı fakat bu hakimin bu tutumu mağdur taraf olarak beni çok derinden yaralamıştır. Suç duyurusunda bulunduk. 
Umarım gereken yapılır. Adalet sağlanır.”
 
‘İstanbul Sözleşmesi tartışmalarını kabul etmiyoruz’
 
İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasına dair değerlendirmelerde de bulunan İlknur, sözleşmeden geri çekilmenin açıklanacak bir mantığının olamayacağını vurgulayarak tepki gösterdi. İstanbul Sözleşmesi’nin şiddete maruz kalan ve katledilmek istenen kadınlar için hayati olduğuna dikkat çeken İlknur, “ İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmak istenmesine dair tartışmaları kabul etmiyoruz. Kadınların, çocukların hakları korunsun diyoruz. Erkeklere tüm haklar tanınıyorken, kadınlara neden tanınmıyor. Erkekler katlettiği kadınlara karşın mahkemelerde taktıkları kravatları ve bilindik savunmaları dikkate alınarak tahliye ediliyorken, infaz paketleriyle yeniden katliam yapabilmelerinin önünü açarak, cezaevlerinden çıkarılıyorken hem de. İstanbul Sözleşmesi’nden neden bu kadar rahatsız olunuyor anlamış değilim. İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasına, çekince koyulmasına dair tehlikeli bir içerik göremiyorum ben. Kadınların, çocukların haklarını böyle mi koruyorlar? Kadınların, çocukların hakkını koruması gereken devlettir. İstanbul Sözleşmesi uygulanmalı, uygulansın. Başka Tuba’lar öldürülmesin, şiddete maruz kalmasın istiyorum” diye konuştu.
 
İlknur son olarak, 6 Kasım’da İstanbul Adliyesi’nde 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde  saat 11.00’de görülecek duruşma için katılım çağrısında bulundu.