Kadına yönelik tecavüzde bıçak kemikte!

  • 09:07 4 Eylül 2020
  • Güncel
Gül Güzel
 
HABER MERKEZİ - Bugünlerde yaşananlar 1990’lı yıllarda yaşananlara benziyor. 1990’lı yıllarda Musa Çitil, şu an ise Musa Orhan gibi isimlerle tecavüzler yeniden gündeme geliyor. Musa Orhan da geleceğin Musa Çitil'idir. 
 
Bıçağın bile kesemeyeceği kadar koyulaşıyor karanlık. Ülkenin, şehrin, kasabanın, köyün hafızaları karanlık pus tutuyor. Kadınlar çıplak bırakılmış halleriyle toprağı eşelemeye çalışıyor ülkemde. Issız ve kimsesizliklere bırakılan çocuk yürekleri haykırıyor çaresizlikten karanlığa. Bu biraz da vatansız, kimliksiz ve öksüz kalınmışlıktır. Geçmişi ve büyük acılarıyla yalnız bırakılmışlıktır! demek de mümkün. Taşlaşan yüreklerde artık üzülüp, ağlayanlar, hatırlayanlar da azalıyor beraberinde. Küfür, tehditlerinin savrulduğu, kadın ve çocukların tecavüzünün rutinleşen olaylarda, zaman utansa da insanlık bu vahşetin uygulayıcısı olmaya büyük bir zevk ve sistemin desteğiyle devam ediyor... Yükselen duvarların ardında tecavüz, katliam egemenliğin gölgesinde... 
 
Stuttgart’ta miting
 
Avrupa Kürt Kadın Hareketi’nin (TJK-E) çağrısı üzerine Avrupa’nın birçok merkezinde olduğu gibi Almanya’nın Stuttgart şehrinde de 3 Eylül’de, Schlossplatz meydanında bir miting düzenlendi. Meryem Kadın İnisiyatifinin düzenlediği miting saat 18.00 – 19.00 arası gerçekleşti.
 
Kadınlardan büyük ilgi
 
Miting alanında, kadın katliamı ve tecavüzlerine dair ve özgürlüğünü talep eden birçok poster sergilendi. TJK-E’nin Türkiye’deki kadın tecavüz ve katliamlarına dair Almanca yazılı el ilanları kent sakinlerine dağıtıldı. Mitinge özellikle kadınların ilgisi büyük oldu. Miting aktivistleriyle kent sakinleri arasında yapılan sohbetlerde hem Türkiye’deki kadın katliamları ve tecavüzlerine hem de Kürtlere  yönelik savaş konuşulup, kınandı. Sıklıkla, ’Sara, Rojbin, Ronahi”,  “Jin jiyan azadi!’’, ‘’Yaşasın enternasyonal dayanışma’’, ‘’Diktatör Erdoğan‘’ ve benzeri sloganlar atıldı. 
 
TJK-E ve KCDK-E, Türkiye’nin Kürt kadınlarına yönelik özel savaş yöntemlerine karşı duyarlı olmaya, saldırıları ulusal birlik ruhuyla bertaraf etmeye çağırdı.
 
Tecavüze karşı direniş çağrısı
 
Türkiye’deki kadın tecavüz ve katliamlarına dair TJK-E yaptığı yazılı açıklama ile AKP/MHP bloğunun tecavüzü, bölgede daha sistematik ve aleni olarak devam ettirdiğini belirterek, Kürt düşmanlığının sırf dört parça ile sınırlı kalmadığını vurguladı. En son Batman’da İpek Er’e tecavüz edip ölümüne neden olan uzman çavuş Musa Orhan’ın “bana bir şey olmaz sözü” ve ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun tecavüz failini sahiplendiği açıklamalarından sonra tahliye edilmesinin akabinde ise, Van’da 17 yaşındaki çocuğa tecavüz eden bir astsubay hakkında işlem yapılmamasını hatırlatan TJK-E, tecavüz politikasının devrede olduğunu söyledi.  Açıklamada, “Tecavüze karşı sessiz kalmak, yaşanan suça ortak olmaktır. Devletin tecavüzüne karşı direnmeye çağırıyoruz” denildi. 
 
‘Direniş tek çıkış yolu’
 
Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCDK-E) de Türkiye’nin Kürt halkına dönük başlattığı saldırıları derinleştirerek sürdürdüğünü, saldırıların Kürtlerin bütün değerleri, cenazeleri, mezarları, kadın, çocuk, toprağını hedefleyecek noktaya geldiğine dikkat çekti. İpek Er’in failini serbest bırakanın Türkiye olduğunun altını çizen Kongre, devamında şunları kaydetti: “Başta kadınlar olmak üzere tüm halkımızı her yerde kadın iradesini savunmaya, büyütmeye ve TJK-E’nin bu doğrultuda gerçekleştireceği çağrılara ses verip tüm eylemlere aktif katılmaya çağırıyoruz. Direniş tek çıkış yoludur!”
 
Dün Musa Çitil, bugün Musa Orhan
 
Bugünlerde yaşananlar 1990’lı yıllarda yaşananlara benziyor. 1990’lı yıllarda Musa Çitil, şu an ise Musa Orhan gibi isimlerle tecavüzler yeniden gündeme geliyor. Musa Orhan da geleceğin Musa Çitil’idir. Musa Çitil de 1990’lı yıllarda Mardin bölgesinde çok sayıda kadına yönelik cinsel işkence olayının faili ve karar vericisiydi. Ş.E.’ye tecavüz olayı ile ilgili 400’e yakın askere dava açılmıştı. Bu davayı açan bir kadın savcıydı. Savcı kadın anında sürgüne yollanmıştı. Daha sonra askerler hakkında beraat kararları verilmişti. Musa Çitil ödüllendirildi, rütbeleri artırıldı. Sur olaylarında yine komutan olarak karşımıza çıktı. Tecavüz faili Musa Orhan’ın akıbetini de izleyip, göreceğiz...