Diyarbakır Kadın Cezaevi’nde pandemide ihlaller arttı

  • 09:06 13 Eylül 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutsak bulunan Gazeteci Özlem Seyhan ajansımıza gönderdiği mektubunda, hak ihlallerinin arttığını, çift kelepçe dayatmasından dolayı kronik rahatsızlıkları bulunan tutsakların hastaneye gidemediğini ve ‘kitap alma’ haklarına sınırlama getirildiğini aktardı.
 
“Örgüt üyeliği” suçlamasından 9 yıl 8 ay ceza alan ve Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutsak bulunan gazeteci Özlem Seyhan, ajansımıza gönderdiği mektupta pandemi sürecinde cezaevleri koşullarını ve maruz kaldıkları hak ihlallerini anlattı.
 
‘Kelepçe dayatmasından dolayı kronik hastalıkları olanlar hastaneye gidemiyor’
 
Mektubuna Yeni Yaşam gazetesinin alınmadığını belirterek başlayan Özlem, bu süreçte haber alma haklarının engellendiğini ve cezaevlerinde pandemi koşullarının kendilerini daha da zorladığını kaydetti. Keyfi uygulamaların bu süreçte artarak devam ettiğinin altını çizen Özlem, “Çok zorunlu acil olunmadıkça hastanelere zaten gidilmiyor, kronik rahatsızlıkları olan farklı sağlık sorunları olan arkadaşlarımız var. Kelepçe dayatması olunca haliyle hastanelere gidilmiyor, kelepçe ile tedavi olmak istemiyor kimse dolayısıyla sağlık hakkının ihlali yaşanıyor” dedi.
 
‘Kaygılarımız artıyor’
 
Kendilerine takılan çift kelepçenin korona salgını için konulan “sosyal mesafe” kuralına aykırı olduğunu ve güvenlik gerekçesinin, sağlık hakkının önüne geçtiğini belirten Özlem, “Kronik hastalıkları olan tutsakların durumları zamanla daha da kötüleşiyor.  Kaygılarımız artıyor. Pandemi kuralları en sıkı biçimde cezaevlerinde uygulanıyor. Tam bir izolasyon var. Elbette tedbirlerin alınması önemli ama bunun bir hak ihlaline dönüşmemesi gerekiyor. Ortak alana çıkma kaldırıldı, görüşler kapalı biçimde ayda bir kez yapılıyor. Cezaevlerinde tutsakların yaptığı tek faaliyet kitap okumaktı o da ne yazık ki yeni Ceza İnfaz yasasında yer alan bazı maddeler gereğince içeri kitap alınması kısıtlanıyor” diye kaydetti. 
 
Özlem, mektubunun devamında şu ifadelere yer verdi:
 
“Sadece özel günler; doğum günü, bayramlar ve 2 ayda bir kitap alma kararı var.  Zaten kitap kotası uygulaması mevcut. Bir de böylesi bir karar epey zorlayıcı. Kaldı ki infaz yasasındaki maddelerde kitap ibaresi geçmiyor ‘tutsaklara verilecek hediyeler’ deniliyor ama kitap da dâhil edilmiş. Her tutsağa her gün kitap gelmiyor, buna rağmen kısıtlama getirildi.  Yasal hukuki yollara başvurular yaptık, bakalım sonuç ne çıkacak bekliyoruz. Düşünce faaliyeti, okuma engellenebilir mi?  Kitapta okunmasa cezaevine ne yapılır; dergi bulmaca farklı yayınların verilmesi de kaldırılmış, dış kantinden alınabilecek artık.
 
Akıl almaz keyfi uygulamalar yaşanıyor
 
Ekonomik krizin yaşandığı böylesi bir dönemde tutsaklar farklı ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken nasıl ne ile alacaklar bu yayınları. Ailemiz, arkadaşlarımız dışarıdan bize bulmaca dergi gönderme cezaevinde bu yayınlara ulaşamayız. Akıl almaz keyfi uygulamalar yaşanıyor, diğer cezaevlerinde durum nedir bilemiyorum. Bizler bu uygulamalarla karşı karşıyayız, hallerimiz böyle başvurularımızın cevaplarını bekliyoruz. Umarım güzel haberler alırız. Öte yandan havalar çok sıcak Amed’de yavaş yavaş sonbahar yaklaşıyor, hava serinledikçe virüsün yayılması hızlanacak gibi. Bizler şimdilik iyiyiz ama sonrası ne olur bilemiyoruz.”