‘Üniformalı-üniformasız katiller devlet nezdinde suçsuz’

  • 09:04 15 Eylül 2020
  • Güncel
İZMİR - Filiz Tekin’e işkence ederek katleden İbrahim Tekin’in yargılandığı davada tahliye edilmesine tepki gösteren kadınlar, “Üniformalı veya üniformasız katiller devlet nezdinde suçsuz görülüp dışarıya çıkarılabiliyorlar” dedi.
 
İzmir’in Ödemiş ilçesinde 2019 Aralık ayında evli olduğu Filiz Tekin’i işkence ederek katleden İbrahim Tekin, 9 Eylül’de görülen duruşmada serbest bırakıldı. Kadınlar, “kaçma şüphesi olmadığı” gerekçesiyle serbest bırakılan failin tutuklanması çağrısı yaparken, cezasızlık politikalarına tepki gösterdi. 
 
‘Erkekler devlet nezdinde suçsuz’
 
Erkek devlet anlayışının “erkekleri kadınlar karşısında suçsuz kabul etmek” olduğunu ve bu nedenle de “Kadın cinayetleri politiktir” söyleminin doğru olduğunu dile getiren Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Kadın Meclisi üyesi Funda Akbulut, “Kadın defalarca şiddete uğrayıp gittiği karakolda bir şekilde ifadesi ciddiye alınamamaktadır ve geri gönderilmektedir. Erkek bir şekilde farklı ifadelerle dışarı çıkarılmaktadır ya da infaz yasasında da gördük. İnfaz yasasındaki değişiklikle salındılar. Üniformalı veya üniformasız katiller devlet nezdinden suçsuz görülüp dışarıya çıkarılabiliyorlar. Katiller ne de olsa biz dışarıya çıkarılacağız diyebiliyorlar. Erkek devlet anlayışının kendilerini masum göreceğinden eminler. Yine bununla karşılaştık” vurgusu yaptı.
 
‘Çocuklar yakındakileri değil, teyzelerini arıyor’
 
Hastanede yaşamını yitiren Filiz’in ölümünün “şüpheli” olarak adlandırılabileceğini söyleyen Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan Hilal Susuz, “Baş şüpheli olan kişi serbest bırakıldı, delil karartma ya da kaçma şüphesi olmadığı gerekçe edilerek. Ama biz eğer ortada ciddi bir şüphe varsa bunun aydınlatılması gerekiyor diyoruz. Yapılması gereken olayın bir an önce ortaya çıkarılmasıdır. Çocuklar annesi rahatsızlandığı için onlarla yaşayan yakın çevresini değil, onlarla yaşamayan teyzesini arıyor. Tanık olarak bir şey bilmediğini söyleyen kadın, avukatlarını arayıp ‘Aslında ben bunları biliyorum ama korkutuluyorum’ diyor. Davanın seyrini değiştirecek noktada olan tanıklar dinletilemiyor” şeklinde konuştu.
 
‘Kadın cinayetlerinin üzerinin kapatılabildiğini gösteriyor’
 
Platformun davaya müdahillik taleplerinin kabul edilmediğini ancak pandemi dolayısıyla davaya seyirci alınmazken davayı izlemesine dair şerh konduğunu ifade eden Hilal, “Şüpheli ölümler kadın cinayetlerinin üzerinin çok rahat kapatılabildiği anlamına da geliyor. Pandemi döneminde özellikle çok arttı. Kadınlar eş zamanlı olarak yasalara ulaşmakta ciddi sorunlarla karşılaştı. Failler hep ezberlediğimiz şeyleri söylüyor. Kadın cinayetlerinin üzerinin örtülmesinde de benzer şeylerle karşılaşabiliyoruz” dedi.
 
İlla toplumun mu mücadele etmesi gerekir?
 
Şule Çet’i katleden erkeklerin davasında ilk günden son güne kadınların mücadelesiyle gerçeklerin açığa çıkarıldığını dile getiren Hilal, “İlla toplumun mu mücadele etmesi gerekir? O heyetin, o savcının görevi değil midir ya da Adli Tıp’ın doğruları doğru şekilde beyan etmesi onun görevi değil midir? Bunlar hep bir zincirin halkası. Biz şüpheli ölümlerin aydınlatılması için, şüpheli kalan her kadının ölümünün aydınlatılması için mücadele edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
 
‘Yoğun bir tehdit var’
 
Verilmesi gereken kararın İbrahim Tekin’in tutukluluğunun devamı olduğunu kaydeden Mor Dayanışma üyesi Cansu Erkmen de “Erkek egemen sistemden aldığı güçle beslenen katil ve ailesinin dava sürecine kadar gerek çocuklara baskı uygulayarak ifadelerini değiştirmeye, gerekse de şiddet uyguladığını beyan eden ve bunu mahkemede ifade edecek kişinin katilin lehine ifade vermesi gibi durumlar göz önüne alındığında yoğun bir tehdidin varlığını görmemek mümkün değil. Ayrıca ikinci davada kadın değil erkek hakimin olması şüpheleri artırıyor. Kadın örgütlerinin davaya müdahil olmasına izin verilmemesi, erkek yargıyı gözler önüne bir kez daha seriyor” dedi.
 
‘Tanıklara baskı yapılıyor’
 
Karabağlar Kent Konseyi Kadın Meclisinden Funda Özdemir, Filiz’e işkence yapıldığının ortada olduğunu belirtti. Yasaların, özellikle de 6284 sayılı yaşanın yerine getirilmesini talep eden Funda, şöyle konuştu: “Ama gidişat o kadar kötü ki kadın cinayetlerinden çocuk istismarını duymaktan bıktık. Yeter artık. Filiz Tekin’in çocuklarının, annelerinin şiddet gördüğünü söylemesine rağmen bu sefer ifadelerini değiştirmesi kuşku uyandırıyor. Tanık kişinin önceden Filiz Tekin’in şiddet gördüğünü söylemesine rağmen tamamen ifade değiştirmesi, tanıklara baskı yapıldığının göstergesidir. Tutuklansın istiyoruz.”