Tahliye olması gereken tutsaklara ‘pişmanlık’ dayatılıyor

  • 09:04 13 Ocak 2021
  • Güncel
Melike Aydın
 
İZMİR - Cezası bittiği halde tahliye edilmeyen tutsakların yakınları “pişmanlık” dayatılan çocuklarının yanında olduğunu ve yasanın hukuksuz olduğunu belirterek kamuoyuna destek çağrısında bulundu.
 
Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde 9 ocakta infazı biten tutsaklar Didar Boza, Ceylan Bozkurt ve Merve Nur İşleyici Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik gerekçe gösterilerek tahliye edilmedi. Tutsakların yakınlarına verdikleri bilgiye göre 29 Aralık 2020’de cezaevi savcısının başkanlığında içinde psikolog, sosyolog ve teknik uzmanın olduğu 9 kişilik heyetinin tutsakları ziyaret ederek ‘iyi hal’ durumlarının değerlendirildiği ve 1 ocakta çıkarılan karar ile de tahliye olmaları engellendi. Tutsak yakınları yasanın hukuksuz olduğunu ve gerekli itirazları yapacaklarını belirterek kamuoyuna destek çağrısında bulundu.
 
Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nde öğrenciyken basın açıklamalarına katıldıkları gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine alınan Didar Boza, Ceylan Bozkurt ve Merve Nur İşleyici örgüt üyeliği iddiası ile 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmış yapılan dörtte bir cezai indirim ile bu ceza 4 yıl 8 aya indirilmişti. 9 ocakta infazı biten tutsaklarla 29 aralıkta Şakran Cezaevi Savcısı’nın başkanlığını yaptığı ve içlerinde psikolog, sosyolog ve teknik ekipten oluşan 9 kişilik bir “iyi hal kurulu” görüşme gerçekleştirdi. 1 Ocak 2021’de çıkarılan karar ile tahliyeleri gerçekleştirilmedi.
 
Tutsaklara pişmanlık dayatılıyor
 
Siyasi tutsak Didar Boza’nın annesi Nazlı Boza 8 ocak 2021’de kızı ile yaptığı telefon görüşmesinde oluşturulan İyi Hal Kurulunun Didar’ı çağırarak “çıkınca ne yapacaksınız, pişman mısınız? Sizi dışarıda bekleyen bir aileniz var mı?” gibi sorular yöneltildiğini dile getirerek 1 Ocak 2021 itibariyle yasalaşan yönetmeliğe göre 6 ayda bir bu tür görüşlerin yapılacağını belirtti. 7 aralıkta cezaevine bir avukatın gittiğini söyleyen Nazlı, “Cezaevindeki infaz memuruna sormuşlar onlar da hiçbir sıkıntı olmadığını tahliye olacaklarını söylemiş. Ama cuma günü yani bir gün sonra telefonda kızım ‘elimize bir kağıt verildi biz tahliye edilmeyeceğiz” dedi. Gerekçe örgüt üyesi olanlarla aynı koğuşta kalmak, pişmanlık duymamaları, tek tip için verdikleri dilekçeler, kütüphanesinden idarenin onayından geçen kitapları okuduğu için ceza verilmiş... Onların komisyonundan geçen mektuplar da suç olarak yazılmış. Birçok uyduruk gerekçeler yazılmış. Bu yasa 1 ocak 2021’de yürürlüğe giriyor. Bir gecede bir sayfa yazı yazılarak Didar’ların eline veriliyor ve tahliye edilmiyorlar” şeklinde konuştu.
 
‘Onursuzlaştırmaya dönük bir uygulama’
 
Yasadan haberdar olmadıklarını ve yasanın da hukuksuz olduğunu dile getiren Nazlı, kızının infazını tamamladığını ve uygulamanın adil olmadığını ifade etti. Kızının adli bir suç işlemediğini ve asla adli tutsaklarla bir arada kalmayı kabul etmeyeceğini ifade eden Nazlı, “Hiçbir düşünce suçlusu bunu kabul etmez. Bununla ilgili 15 gün itiraz hakkımız varmış tamamen politik bir karar ve tamamen rehin alma kararı. Aileler olarak çocuğumuzu bekledik hazırlık yaptık ve çocuklarımız derhal serbest bırakılsın. 6 ayda bir tekrar görüşme yapılacak. Bu onursuzlaştırmadır, asla cezasının tamamını yatan bir insan için ‘pişman mısın’ sorusunu yöneltme hakları yok. Kendilerini hukukun üzerine koyarak kararlar veriliyor” diye belirtti.
 
‘Çocuklarımızı esir gibi içeride tutacaklar’
 
Aileler olarak seslerini duyuracaklarını ve demokratik haklarını talep edeceklerini söyleyen Nazlı, CHP ve HDP cezaevi komisyonları ile iletişime geçtiklerini, gerekli itirazları gerçekleştireceklerini kaydetti. Bu yasanın cezası biten tüm hükümlüleri olumsuz etkileyeceğini ifade eden Nazlı, “Demokratik tepkilerimizi yapmamız lazım aksi takdirde içeri giren çıkamaz. Onların keyfine kalan bir durum. Esir gibi çocuklarımızı içeride tutacaklar” diye ifade etti.
 
‘Çocuklarımızın yanındayız’
 
Aynı nedenle tahliyesi gerçekleştirilmeyen Ceylan Bozkurt’un annesi Türkan Bozkurt ise kızlarına pişman olup olmadığının sorulduğunu belirterek, “Kitap okumuş oysa kitaplar onların elinden geçiyor. Çocuklarımız pişman olacak bir şey yapmadık demiş. Çıkınca ne yapacaksınız diye sormuşlar. Onlar da çıkınca okuyacağız öğrenciyiz demişler. Çocuklarımız yalnız değildir sonuna kadar yanlarındayız. Onlar da bunu bilsinler. Telefonda detaylı anlatamadı ama bir kağıt vermişler. Çocuklarımız çıkarılsın istiyoruz. Bu resmen hakaret gibi. Biz bu hakareti kabul etmiyoruz bu resmen zulümdür” diye konuştu.
 
‘İndirim yapılan cezanın yatırılması niyetleniyor’
 
Didar ve Ceylan’la aynı gerekçelerle cezaevinde bulunan ve tahliyesi gerçekleştirilmeyen Merve Nur İşleyici’nin annesi Nesrin İşleyici de kızına yaklaşık 2 ay önce iletişim ile ilgili disiplin soruşturması açıldığını ve bu nedenle açılan davanın ilk mahkemesinde ceza aldığını ve cezaya itiraz ettiklerini kaydetti. Davanın devam ettiğini söyleyen Nesrin, “Kızımın aldığı bir ceza yok, soruşturma devam ediyor. Geçen hafta disiplin soruşturması devam ettiği için tahliye edilmeyeceği durumunun değerlendirileceğine dair yazı veriliyor. Yani kızım tahliye edilmedi. Bundan önce çok kişi tanıyoruz böyle soruşturmaları devam ettiği halde tahliye olmuştu. Kızımla tahliyeden bir hafta önce ‘İyi Hal’ yasası denerek görüşme yapılıyor. Birkaç kişinin kararı ile mi yatacak? Zaten 4 yıl 9 ay yatmış. Bazı bahanelerle tahliye etmemeye çalışıyor. Toplamda 6 yıl üç ay ceza aldı indirimle 4 yıl 8 ayı yattı. Geriye 1 yıl 7 ay kaldı herhalde onu da yatırmak niyetindeler” diye belirtti.
 
‘6 ayda bir heyet yeniden görüşecek’
 
Kızına herhangi bir tebligatın verilmediğini ancak verilmesi halinde hukuki yollara başvuracaklarını ve kamuoyunun desteğinin gerektiğini belirten Nesrin, “Beraat da etse disiplin soruşturmasından geçenler oradaki heyetin kararına göre 6 ayda bir görüşecek. Hoşlarına gitmezse 6 ay uzayacak. Ama 30 yıl yatanları daha kötü etkiler. Hiç çıkamazlar. Adalet yerini bulsun. Cezaevinin inisiyatifine kalmışız” diye kaydetti.